Sevgili okuyucularım, hiç şüphesiz okul başarısını arttırmak, iyi bir üniversiteyi, hatta iyi bir üniversitenin iyi bir bölümünü kazanmak için çok önemlidir.ÖSS’ye hazırlanan bütün öğrenciler soru çıkan konuları en iyi şekilde kavrayıp en fazla neti nasıl bırakabilirim düşüncesindedirler. Ancak ÖSS’de başarılı olmanın bir koşuluda diploma notunun mümkün olduğunca yüksek olmasıdır. Benim üzerinde durmak istediğim konu, diploma notunun yüksek olabilmesi için gerekli olan ders çalışma davranışının nasıl kazanılacağı ve sürdürülebileceğidir.

Ders çalışma davranışının kazanılabilmesi için öncelikle günü birlik ders çalışma alışkanlığının kazanılması gerekmektedir. Peki bu nasıl olacak? Elbetteki bir çalışma planı hazırlamakla olacak. Ders çalışma planının iki önemli unsuru vardır.

Bunlar;

1.Derse gelmeden önce mutlaka o dersle ilgili ön hazırlık yapılmalıdır.

2.Okuldan eve dönünce gün içinde işlenen derslerin tekrarı yapılmalıdır.

Öğrenciler tarafından uygulanacak en güzel plan, kendi ihtiyaçlarınıza göre hazırlayacakları plandır.Şimdide bundan söz edelim.

Öncelikle, uykuda geçen sürelerin, okulda geçen sürelerin, dinlenmede geçen sürelerin tamamı hazırlanacak plan üzerinde kapatılması sonrada ders çalışma için uygun zaman dilimlerinin belirlenmesi gerekmektedir.Bundan sonra yapılması gereken şey, gün tekrarından başlayıp, sonrada ertesi gün okulda görülecek derslere 45 dk. ders, 5 dk. tekrar, 10 dk. dinlenme, şeklinde çalışmak olmalıdır. Ertesi günkü dersler planda yerleştirilirken öncelikle sözel derslerden başlayıp bir sözel ders bir sayısal ders şeklinde planda yerleştirilmelidir. Özellikle 10. ve 11. sınıflarda okuyan sayısal öğrencileri birkaç dersin dışında sözel diyebileceğimiz ders görmediklerinden planlama yaparken birbirine benzemeyen sayısal dersleri ard arda yerleştirebilirler (Örneğin Matematik’ten sonra Biyoloji, Fizikten sonra Kimya gibi).Aynı şey eşit ağırlık öğrencileri içinde geçerlidir (Edebiyat’tan sonra Coğrafya, İngilizce’den sonra Tarih gibi).

Hafta içi günü gününe ders çalıştıktan sonra öğrenilenlerin uzun süreli hafızaya alınabilmesi için planda yer alan derslerin tamamının hafta sonunda ayrı ayrı olmak şartıyla tekrar edilmesi gerekmektedir.Burada şu bilgiye yer vermek yararlı olacaktı; Derste öğrenilenlerin %60′ı ilk 20 dk.içerisinde, %70′i ilk 60 dk. içerisinde, %80′i ise 24 saat içerisinde unutulmaktadır. İşte bu nedenden dolayı tekrar çok önemlidir. Düzenli bir şekilde tekrar yapılmadığı takdirde, birçok bilgi unutulmuş olduğundan, sınav öncesi bütün bilgileri yeni baştan öğrenmek gerekecektir. Buda zaman kaybından başka bir şey olmadığı gibi verimlide olmamaktadır.

Bütün bu anlatılanlardan, sonra hazırlanan planın en az iki hafta denenmesi, aksayan yönlerin tespit edilmesi, sonrasında da gerekli düzeltmelerin yapılması gerekecektir. Bütün bu planlama aşamalarında öğrencilerin Rehberlik Servisi ile görüş alışverişinde bulunmaları yararlarına olacaktır.

Bu şekilde günübirlik ders çalışıldığı takdirde yazılı gecelerinde sabahlamaya hiç gerek kalmayacak, yazılıdan 3-4 gün önce genel tekrar yapılması iyi not almak için yeterli olacaktır.

Unutmayın, planınız varsa ancak başarılı olabilirsiniz.
Bir başka yazıda görüşmek üzere.
GÜNAY KERİMOĞLU
OKUL PSİKOLOJİK DANIŞMANI

Kategoriler: Okul Rehberliği

Etiketler: , , , ,

Ders çalışma programı ne işe yarar?

0 yorum Okunma Sayısı: 602 30 Tem 2009

Rehberlik servisine başvuruların önemli bir kısmını ders çalışma programları talepleri oluşturur.

Çoğunlukla anne kaytarmacı oğlu için bir medet olur niyetiyle, danışmandan ders programı ister:

Anne: Bir tane yazıp verseniz.

Danışman: Daha öncekilere uydumu?

Anne: Buna belki uyar. Allah büyük.

Anne çoğunlukla çocuğuna muska almaya gelen biçare gibidir. Biz danışmanlar bu hoca yakıştırmasından hoşlanmayız. Nede olsa çağdaş eğitim tedrisatından geçmişizdir. Kaygılı gözlerle bekleyen anneye;”size iki saat tekrar, bir saat gelecek derslere hazırlık yazıyorum. Yalnız bunlar uykudan önce olacak. Programa uymada sorun yaşarsanız; bir daha gelin. İlaçta, pardon programda değişiklik yaparız” tarzı doktor yaklaşımını daha bir tutarız.

Mesleğe ilk başladığım yıllarda standart bir çalışma programı hazırlamaya bayağı kafa yormuştum. Yaptım da. Ancak bunun kıymetini öğrencilerin bilmemesi, doğrusu beni bayağı hayal kırıklığına uğratmıştı. Daha sonraları boş bir çalışma formu verip, onların doldurmasını istemeye başlamıştım. Nede olsa hapsinin alışkanlıkları başka başkaydı. Dağıttığım formlardan pek azı geri dönerdi. Hazır reçete almak onlara daha kolay geliyor olmalıydı. Başka şeylerde denedim tabii. Planlı olmak konulu dramalar, çalışma öncesi meditasyon, diyet reçeteleri, hatta modaya uyup hipnoz çalışmaları…vs. İtiraf edeyim, mesleki olmayan nasihat, kıyaslama(bunu örnek verme şeklinde kılıfa uyduruyordum) vs gibi durumlara başvurmadım da değil.

Son zamanlarda kemale erdiğimden midir bilmem biraz kaderci oldum. Gördüğüm kadarıyla ders çalışanlar ders programına uyarken, çalışmayanlar hiçbir şekilde uymuyorlardı. Öyleyse çalışma programı ancak kısıtlı sayıda (ders çalışma alışkanlığı olan ama geliştirme isteyenler) öğrenciye hitap eden bir teknikti. Oysa bizlerden beklenilen ders çalışma alışkanlığı hiç ya da çok az olan öğrencinin çalışmasına destekti. Onların merhemi de çalışma programı olamıyordu. Öyleyse ders çalışma programı neye hizmet eder? Çalışan öğrenciyi zaten çalıştırmaya mı? Çalışmayan öğrenciyi oyalamaya mı? Danışmanlara akıntıya kürek çektirerek, kaslarını güçlendirmeye mi? Velilerin bir parça gönlünü rahatlatmaya mı? Kalan 10 yıllık mesleki gelişim sürecimde, çalışma programı maceramın bilinmezliği, benim için ayrı bir heyecan konusu.

Erdal Kaya

Kategoriler: Okul Rehberliği SBS Rehberliği

Etiketler: , , , ,

.



Sınava Hazırlık

Eğitim ve Ögretim

Link Değişimi film izle