0 yorum
Okunma Sayısı:
602
30 Tem 2009
Rehberlik servisine başvuruların önemli bir kısmını ders çalışma programları talepleri oluşturur.
Çoğunlukla anne kaytarmacı oğlu için bir medet olur niyetiyle, danışmandan ders programı ister:
Anne: Bir tane yazıp verseniz.
Danışman: Daha öncekilere uydumu?
Anne: Buna belki uyar. Allah büyük.
Anne çoğunlukla çocuğuna muska almaya gelen biçare gibidir. Biz danışmanlar bu hoca yakıştırmasından hoşlanmayız. Nede olsa çağdaş eğitim tedrisatından geçmişizdir. Kaygılı gözlerle bekleyen anneye;”size iki saat tekrar, bir saat gelecek derslere hazırlık yazıyorum. Yalnız bunlar uykudan önce olacak. Programa uymada sorun yaşarsanız; bir daha gelin. İlaçta, pardon programda değişiklik yaparız” tarzı doktor yaklaşımını daha bir tutarız.
Mesleğe ilk başladığım yıllarda standart bir çalışma programı hazırlamaya bayağı kafa yormuştum. Yaptım da. Ancak bunun kıymetini öğrencilerin bilmemesi, doğrusu beni bayağı hayal kırıklığına uğratmıştı. Daha sonraları boş bir çalışma formu verip, onların doldurmasını istemeye başlamıştım. Nede olsa hapsinin alışkanlıkları başka başkaydı. Dağıttığım formlardan pek azı geri dönerdi. Hazır reçete almak onlara daha kolay geliyor olmalıydı. Başka şeylerde denedim tabii. Planlı olmak konulu dramalar, çalışma öncesi meditasyon, diyet reçeteleri, hatta modaya uyup hipnoz çalışmaları…vs. İtiraf edeyim, mesleki olmayan nasihat, kıyaslama(bunu örnek verme şeklinde kılıfa uyduruyordum) vs gibi durumlara başvurmadım da değil.
Son zamanlarda kemale erdiğimden midir bilmem biraz kaderci oldum. Gördüğüm kadarıyla ders çalışanlar ders programına uyarken, çalışmayanlar hiçbir şekilde uymuyorlardı. Öyleyse çalışma programı ancak kısıtlı sayıda (ders çalışma alışkanlığı olan ama geliştirme isteyenler) öğrenciye hitap eden bir teknikti. Oysa bizlerden beklenilen ders çalışma alışkanlığı hiç ya da çok az olan öğrencinin çalışmasına destekti. Onların merhemi de çalışma programı olamıyordu. Öyleyse ders çalışma programı neye hizmet eder? Çalışan öğrenciyi zaten çalıştırmaya mı? Çalışmayan öğrenciyi oyalamaya mı? Danışmanlara akıntıya kürek çektirerek, kaslarını güçlendirmeye mi? Velilerin bir parça gönlünü rahatlatmaya mı? Kalan 10 yıllık mesleki gelişim sürecimde, çalışma programı maceramın bilinmezliği, benim için ayrı bir heyecan konusu.
Erdal Kaya
Kategoriler: Okul Rehberliği SBS Rehberliği
Etiketler: çalışma, ders, işe, programı, yarar
0 yorum
Okunma Sayısı:
254
30 Tem 2009
Okulda ‘tembel’ diye damgalanan, arka sıralara atılan çocuklar için özel bir proje geliştirildi. Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz, çocuklara nasıl başarılı olacaklarının öğretildiği, üç ay içinde ön sıralara geçmelerinin sağlandığı bu projeyi anlattı..
Çocuk Gelişim Uzmanı Şenay Yılmaz karnesi zayıflarla dolu, arka sıralarda oturan çocukların kaderini değiştirmek için neler yapılabileceğini anlattı:
* Arka sıranın çocukları ön sıralara nasıl geçer?
Biz bununla ilgili bir proje geliştirdik. Arka sıralarda oturan zeka düzeyleri, yaşıtlarının çok az gerisindeki çocukları ön sıralara çekip başarılarını artırmaya çalışıyoruz. Dört yıldır İstanbul’un Anadolu yakasında 50′den fazla okulda 200′ün üzerinde çocukla birebir çalıştık ve üç ay içinde başarılarını ciddi şekilde artırdık. Bu çocukların IQ’ları yaşıtlarının çok az altında. En düşük 65 ile 75 IQ’ya sahipler. Ama sınıflarda 80 ile 100 IQ’lu yaşıtlarıyla yarışıyorlar. Bu nedenle okul başarıları düşük, karneleri zayıflarla dolu, geç okuyorlar, geç öğreniyorlar.
AİLELER ZOR FARK EDİYOR
* Başarısız çocuğun IQ’su mu düşüktür?
Çocuğun zekası düşük mü yoksa yüksek mi, arada çok ince bir ayrım vardır. Genelde aileler fark edemez, profesyonel inceleme gerekir. Ancak karnedeki 1′ler, 2′ler çocukların zeka düzeyleri üzerine aslında ciddi ipuçları verir. Yaşıtları dakikada 60 kelime okuyabilirken, onlar 40 kelime okuyabilir. 70 IQ’nun altında bu okuma miktarı düşer. Aileler bunu ölçebilirler. Çocuk bir dakikada 50-60 kelime okuyabiliyorsa karnesinde dörtlerin daha sık olması gerekir. Bir dakikada 30-40 kelime okuyabilen çocuklar, 3′lerle dolu bir karneye sahip olabilir. Bir dakikada 20 kelime okuyan çocuk, 2′lere alışır. Ailelerin çoğu bunu kabullenmek istemiyor. ‘Ben de okulda geç okumuştum’ diye düşünüyorlar. Bu nedenle çocukların mental sorunları ancak ikinci sınıfın sonunda ya da üçüncü sınıfta fark edilebiliyorlar. Karnesi 1 ya da 2′lerle dolu çocuğa bahane üretmek doğru değildir; incelenmesi gerekir. Bazen kaynaştırma sınıflarına alınması lazım. Bu durumdaki çocuklara rapor verilebiliyor. Aileler bazen çocuklarının rapor almasını istemiyorlar. Oysa özel eğitime tabi tutulması bu çocukları kurtarıyor. Biz ‘Arkadakiler’ projesini 200 raporlu çocuk üzerinde gerçekleştirdik, 100 tanesinin raporu iki yıl içinde tamamen kalktı. İki, üç yılda bu sorun çözülüyor.
NOTLAR YÜKSELİYOR
* Eğitim verdiğiniz çocuklardan çok başarılı olanlar oldu mu?
OKS’yi kazananlar oldu, Güzel Sanatlar’a giren öğrencilerimiz var.
* Notlar birden mi yükseliyor?
Kademeli olarak yükseliyor. Her hafta bir puan daha… Bu çocuklara özel yazılı yapılıyor, önce notları biraz yüksek tutuluyor. Çünkü başarıyı öğrenmeleri gerekir.
——————————————————————————–
Sınıfları veya okulları değişebiliyor
Çocuklara başta test yapıyoruz. O sınıfa ve okula uygun mu, araştırıyoruz. Bazen çocukların; sınıfını, öğretmenini ya da okulunu değiştirebiliyoruz. Çocukların nasıl öğrendiğini araştırıyoruz. Bazı çocuklar dokunsal, görsel ya da işitsel öğreniyor. Öğretmenlerine, öğrenim sitilleriyle ilgili bilgi veriyoruz. Yani bu çocuklara nasıl anlatabileceklerini gösteriyoruz. Bir sınıfta en fazla iki çocuk olursa sınıf gerilemiyor, aksine daha iyi öğreniyor. Velilerine evde nasıl destek vereceklerini öğretiyoruz. Okuldaki popülerliklerini artırmak için birlikte sosyal program yapıyoruz. Başarılı arkadaş edinmelerine destek oluyoruz. Projeden önce yalnızca bir-iki arkadaşı olan bu çocuklar, birkaç ay içinde sınıfın en popülerleri arasına girebiliyor.
——————————————————————————–
Başarısını artırmak için yapılacaklar
* Büyük projeleri küçük ve bitirilmesi kolay parçalara bölün.
* Kuralları yazın ve resmini çizin.
* Sürekli göz göze gelmeye çalışın.
* Önceden belirlenen programa dakik ve sadık kalmaya çalışın.
* Ödevlerini ertelemeden yapmasına özen gösterin.
* Çocuğunuzun başarılarını sık sık övün.
* Ana fikir çıkarmayı öğretin. Çocuklar bunu kolay öğrenemezler. Ancak bir kez öğrendiklerinde de kullanabilirler.
* Sınavları tamamlamayı öğretin.
* Evdeki işlerini oyun şekline çevirin.
* Planlarınızı mutlaka daha önceden anlatın. Zira çocuklar güvenli ortamda kendilerini daha iyi hissederler, yoksa paniklerler.
* Övün, sırt sıvazlayın, onaylayın, cesaret verin, umutlandırın.
* Dersten önce dikkatini toplamasını sağlayın. Bunun için sessizlik ya da el çırpma yöntemini kullanabilirsiniz.
* Çocuğunuzu sportif faaliyetlere teşvik edin.
* Küçük çocuklarda yıldız, sakız gibi ödüller; büyük çocuklarda puan verme sistemini kullanabilirsiniz. Ödül almak için saptanan hedefe ulaşmaları daha kolay olacaktır.
——————————————————————————–
Ücreti devlet ödüyor
Çocuk, kaynaştırma eğitimine alınacağına dair rapor aldıysa, eğitimin ücretini devlet ödüyor. Ama bazı veliler çocuklarına bu raporu yakıştıramıyor. Ücreti kendileri karşılamak istiyor. Ama biz bunu sosyal proje olarak yaptığımız için maliyeti büyük değil.
Kategoriler: Okul Rehberliği SBS Rehberliği
Etiketler: Arka, ayda, çocukları, geçer, Nasıl, ön, sıra, sıralara